30 Eylül 2009 Çarşamba

TÜRKİYE’DE KÜRTLER : SAYISAL VERİLER - 06.09.2009


Kürtler etnik azınlık mıdır, farklı kökenden bir halk grubu mudur, yoksa uluslaşmış bir nüfus parçası mıdır, bunları tartışırken, üzerinde söz ürettiğimiz insanların toplam Türkiye nüfusu içindeki payları nedir, kesin olarak bilmiyoruz. Bu durumdan, bu ülkede “etnik ayrımcılık yapılmadığı” sonucunu da çıkartabiliriz, fakat bu gerçeği yansıtmayan iyimser bir saptama olur. Osmanlı’da Kürtler “Müslüman nüfus” içinde değerlendirildiğinden, Cumhuriyet döneminde de 1925 Şeyh Sait Ayaklanması’ndan sonra, Takriri Sükun Kanunu ile birlikte “yok” sayıldıklarından sosyo-demografik durumlarını belirlemek yolunda -gerçeği yansıtması kuşkulu- anadil sayımlarından başka hiçbir çalışma yapılmamıştır.
Kürtlerden farklı bir etnik grup olarak söz edilmesi 1961 Anayasası’nın getirdiği özgürlük ortamında mümkün olabilmiştir. Toplum Türkiye’deki Kürtlerin varlığından 1960’lı yılların ilk yarısında yayımlanmaya başlayan Yön ve Sosyal Adalet dergilerinden, 1961 yılında kurulan Türkiye İşçi Partisi’nin yayınlarından öğrendi. 1965 yılında yapılan genel seçimlerde ilk kez bir Kürt aydını, Dr. Tarık Ziya Ekinci Türkiye İşçi Partisi milletvekili olarak TBMM’ne girdi. 1969 yılında İsmail Beşikçi’nin “Doğu Anadolu’nun Düzeni” adlı yapıtı yayımlandı. 1967-1969 yılları arasında 10 ilde düzenlenen “Doğu Mitingleri”ne on binlerce insan katıldı. Bu mitinglerin getirdiği ivmeyle yasal-siyasal Kürt hareketinin öncüsü kabul edilen Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) adlı öğrenci-gençlik örgütü kuruldu.
Toplam nüfusumuzun 31.391.421 olarak belirlendiği 1965 genel nüfus sayımında yurttaşlara son kez “anadillerinin ne olduğu” soruldu; toplam nüfusun % 7,1’ini oluşturan 2.219.547 yurttaşımızın anadillerinin Kürtçe olduğu kayıtlara geçti. Gerçeğe uygunluğu tartışılabilir olmakla birlikte bu sayı, mutlak ve oransal olarak Kürt nüfusa ilişkin Türkiye Cumhuriyeti’nin elindeki son resmi veridir. Çünkü bir daha bu tür bir sayıma gerek görülmemiştir, dolayısıyla karşılaştırma olanağı da yoktur.
***

Böyle olunca Kürt nüfusa ilişkin olarak ortada dolaşan hiçbir sayı doğru kabul edilebilecek sağlıkta değildir. Bu verilerden birkaçına göz atalım:

- Peter Alford Andrews’ün ABD merkezli “Ethnologue Data From: Languages of the World” adlı kuruluş için hazırladığı rapora göre 2001 yılında Türkiye’de yaşayan Kürtlerin genel nüfusa oranı % 8,36’dır. (5.852.000 kişi)
- 2007'de Milliyet gazetesinin KONDA Araştırma Kuruluşuna yaptırdığı ankette yüz yüze görüşme yapılan yaklaşık 50 bin kişinin %13,4'i kendisini Kürt olarak tanımlamış ve 18 yaş altındaki nüfusun eklenmesiyle bu oranın %15,68'e çıkıp, toplam nüfusa adapte edildiğinde Kürt nüfusunun 11 milyon 445 bin kişi olduğu sonucuna varılmıştır. (Daha sonra TUİK tarafından yapılan yeni nüfus düzenlemesiyle bu sayının 10 milyon 976 kişiye inmesi gerekmektedir.) Bu nüfusun % 35’i -3 milyon 800 bin kişi- Doğu ve Güneydoğu bölgeleri dışında yaşamaktadır.
- 2008 yılında CIA’in internet sitesinde, The World Factbook bölümünde Türkiye’deki Kürt nüfusun toplam nüfusun % 18’ini oluşturduğu varsayılmaktadır. Bunun sayısal karşılığı 12 milyon 780 bindir.
- Ortada dolaşan verilerden biri de Joshua Project adlı bir kuruluşa aittir. Bu kuruluşa göre 2000’li yıllarda Türkiye’deki Kürt sayısı 14 milyon civarındadır.
- Ali Tayyar Önder’in “Türkiye’nin Etnik Yapısı” adlı çalışmasında ise Kürt nüfusun oranı % 6,76 olarak verilmektedir. (2008 verilerine göre 4.867.200 kişi)
***
Görüldüğü gibi ülkemizdeki Kürt nüfusuna ilişkin veriler 14 milyon ile 4,9 milyon arasında değişmektedir! Bize en gerçekçi görünenleri KONDA’nın sayılarıdır. Bu verilere göre Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yaşayan Kürt yurttaşlarımızın sayısı 7 milyon 136 bindir. Bu nüfus 23 ile yayılmıştır. Demokratik Toplum Partisi’nin bölgede aldığı oylar ölçüt olarak alındığında bu illerden beşinde (Diyarbakır, Hakkâri, Muş, Şırnak ve Zazaların da Kürt olduğu kabul edildikleri takdirde Tunceli) Kürt nüfus çoğunluğundan söz edilebilir.
Konuyu yarın noktalayacağız.

Hiç yorum yok: